Sponsor Bağlantılar


Yıl 2015 Türkiye Ateş Altında


Tüm dijital fotoğraf makinesi fırsatları için tıklayın !

Bölgesel güç olmak için çabalayan Türkiye zor günler geçiriyor..Ülkenin güneydoğusunda intihar eylemleri ve baskınlar olağan bir hal kabul edilmeye başlanmış. Taşeron örgütler kullanan bölücüler Karadeniz bölgesinde gerçekleştirdikleri eylemlerle halkın içine kin ve nefret tohumları ekmekte.Dış güçler artık Türkiyenin bölgesel bir güç olmasını istemiyorlar ve bunun için önceliği iç etnik unsurların arasına fitne tohumları serpmenin ötesinde iç çatışmaya dönüştürmekteler.Ülkede akan kan iyice artıyor..Halk artık umutsuz ve bir çatışma ikliminde kaybetmiş geleceğe dair beklentilerini..

Yer Ankara Genelkurmay Brifing Salonu
Genelkurmay Başkanı , Ordu ve Kuvvet Komutanları İle Emniyet Genel Müdürü Ülkenin içinde olduğu son durumu konuşuyorlar…Genelkurmay başkanı duruma müdahale edilmesi gerektiğini belirtiyor…Bu sırada Başkentin sokaklarında ardı ardına intihar eylemleri ve bombalı saldırılar gerçekleşiyor. Bir yanda Ayrılıkçı Örgütler, diğer yanda ise Dini Motifli Örgütler..Ülke büyük bir karışıklığa sürüklenmeye başlıyor…Brifing odasının kapısı sert bir şekilde açılıyor, içeri giren subay Genelkurmay başkanın kulağına bir şeyler fısıldıyor. Ortalık sessiz, Genelkurmay başkanı ayağa kalkıyor, artık dur demenin vakti geldi diyor. Herkes ayağa kalkıyor merak içinde, Başbakanımız silahlı bir saldırı sonucu yaralandı diyor genelkurmay başkanı.Ve toplantı bitiyor. Zırhlı iki araç genelkurmaydan bilinmeyen bir yere doğru yola çıkıyor. Şehre 40 kilometre kadar uzak bir yerde 2 Katlı bir evin önünde duruyor.Araçtan İnenler eve girdikten sonra içeride bulunan saklı bölmeden aşağı iniyorlar ve üç kat aşağıda bulunan sığınağa geçiyorlar. Cumhurbaşkanı ayağa kalkıyor gelenleri görünce, Yüzlerde bir tedirginlik bakışlar huzursuz..Bir iki saat süren bir toplantı sonucu ülke genelinde iç çatışmalar sona erene kadar olağanüstü hal ilan edilmesine karar veriliyor.
Ertesi gün sabah;
Ulusal Kanallar Ve Televizyonlarda Cumhurbaşkanının Ülke olağan şartlara dönene kadar, seyahat özgürlüğü dair olmak üzere bir çok alanda kısıtlamalar olduğunu ve bunun Ülke normal şartlara dönene kadar devam edeceğini Belirtmesi ile yeni bir döneme başlıyor…Herkes şaşkın ne olduğunu soruyor kendi kendine..Bazı medya kuruluşları olağan üstü hal karşıtlığı yaparak karışıklığı arttırmaya çalışması üzerine Emniyet Kuvvetleri ve Ordu Medyaya müdahale ediyor..
Aynı gün Atlantikin öte Tarafı.: Bugün müttefikimiz olan Türkiye demokrasi yolundan ayrılmış insan hakları ve özgürlükleri kısıtlamıştır. Birleşik devletler olarak bölgesel çıkarlarımız  ve demokrasi aleyhinde olan bu durumu kabullenemeyiz diyerek yeni bir bölgesel savaşın ilk adımlarını atıyorlar..

Ertesi gün:Birleşmiş Milletler acil toplantıya çağrılıyor. Daimi üyelerden Çin ve Rusya Dışındaki Üç ülke ABD, İngiltere Ve Fransa Türkiye ye olağan üstü hale son verilmesi aksi halde yaptırımlar olacağına dair bir uyarı kararı bildiriyor..

Günler geçiyor Türkiye ulusal çıkarları doğrultusunda Terör ve iç çatışmalar ile mücadelesine devam ediyor, ancak dış baskılar gittikçe artıyor. Sonunda ABD Türkiyenin tekrar Uluslararası Topluma entegre olmasını yoksa yaptırımların ekonomik boyuttan askeri boyuta geçeceğini söylüyor…

Genelkurmay Başkanlığı:Biz bağımsız bir ülkeyiz iç işlerimize kimse karışamaz…Diyerek onurlu bir Türkiye Kimseden Çekinmeden İç ve Dış ilişkilerinde bağımsız yoluna devam edecektir diyerek açıklamalarına son veriyor..İncirlik Üstünün kapatılması ve Türk hava sahasının kapatılması kararı açıklanıyor…

Bu olaydan sonra ABD ve İngiliz ordusu Tarafından Kuzey Irak bölgesinde ve doğuda ise Ermenistan, sınırbölgesi ile Gürcistan Sınırında yığınak yapılıyor. Türkiye teyakkuzda yedekler askere çağrılıyor…

2015 Nisan 12....Kuzey Kıbrıs, Irak ve Polonyadaki üstlerden havalanan Amerikan ve İngiliz Uçakları Adana, Mersin ve Hatay ve Ege Bölgesindeki ve Marmaradaki sahil şehirlerimizi Vurmaya Başlıyor.Havalanmaya çalışan F15 uçaklarımızın çoğu dost tanıma sistemleri nedeniyle kendilerini savunamadan düşürülüyor. Ve işte ogün anlıyoruzki Aselsandaki Mühendisler intihar adı altında neden öldürülmüşler…Saldırıların ikinci gününde istanbul ateş altında. Balistik füzeler ile saldırılar sürüyor….Sınır bölgelerinde Askerler ve Emniyet kuvvetleri Bir çok Şehit Veriyor. Yeni bir kurtululuş ve Bağımsız Kalabilme Mücadelesi veriyor Ülkemiz…

Bu teori böyle Devam ediyor..

Bu yazı tamamen hayal ürünüdür, ama böyle kötü hayallerin gerçekleşmemesi için bir olalalım arkadaşlar…

Sizlerde Fikirlerinizi belirterek katkıda bulunabilirsiniz

Serdar






Tüm cep telefonu fırsatları için tıklayın !


Etiketler: 2015 türkiye2015 türkiye haritası2015 kıyamet2015 de türkiye haritasısüleyman kork ciddetürkiye 2015 haritası
Yıl 2015 Türkiye Ateş Altında SerdarHan tarafından 31 Mayıs 2010 tarihinde , Bilinmeyenler - Gizemler,Komplo Teorileri kategorisine eklenmiştir.
    yeni 10
Benzer Konular
Yıl 2015 Türkiye Ateş Altında isimli bu konuyu ;
Google'de Ara
BlogSearch'te Ara
Buzzzy'de Ara
Twitter'da Ara
Bing'te Ara
İletişim
19 responses to “Yıl 2015 Türkiye Ateş Altında”
  1. İbrahim Şirin diyor ki:

    Hiç de inanılmayacak bir teori değil.Bu gidiş böyle devam ederse 2015 e kalmaz böyle bir durumu yaşayabiliriz.Ve eğer bugünkü gibi bir hükümet varsa başımızda,danışıklı bir döğüş bile olabilir.Çünkü bugünkü durumuyla orduyu böyle bir savaşa sokmak olcakları bile bile ülkeyi ateşe atmaktır.Vatana ihanettir.

  2. Zübeyde Gökbulut diyor ki:

    Hiç de hayal gibi görünmüyor bana. Bu ülkenin sahibi Hz. Allah (CC) olur inşallah. Herkes bir koltuk sevdasına düşmüş kapıya dayanan tehlikenin farkında değil.
    Bin bir türlü zorlukla kazanılıp bize sunulan necip topraklar ne yazık ki bozuk para gibi harcanıyor. Dış mihrakların planları sadece yarın için değil ki. Üç yüz, beş yüz yıl sonranın planını yapıyorlar. Eeee Türkiye de kaçırılacak av değil hani, İçi de aymaz, fehimsiz, unutkan v.b et ve kemik yığınıyla dolu büyük ölçüde. Kim kaçırır.
    Zaman birlik olma zamanıdır. Yine tek yumruk, yine tek vücut.
    Üzerinde yaşayan aklı başında her canın bu topraklara, altında yatan binlerce cana vefa borcu vardır. Milliyeti ne olursa olsun.Dünyaya kim olarak geleceğimiz bizim irademizle olmuyor. O halde hoşgörüsüzlüğü, tahammülsüzlüğü bir kenara bırakarak ülkemiz için hepimiz aynı endişeyi duymalıyız.
    BAŞKA TÜRKİYE YOK.

    Ey benim en sevgilim, yediveren bakışlım /
    Yüreğinden ok yedin, darbe yedin, aşikâr /
    Nice sarp dağlar aştın düze hasret yokuşlum /
    Tasalanma uğrunda ölecek çok yiğit var. /

    Tasalanma, bağrından yüzlercesi şahlanır /
    Oğul, kız, kadın, kızan sana öder hakkını./
    Kıymetini bilmeyen yürekler siyahlanır /
    Nefretini, kinini gizlemez artık kını./

    Demek ki yıllar yılı nefretti büyüttüğün /
    Yüze dost kalpte düşman, bu muydu insan olmak?/
    Sevgisizse yürekler eksik olsun toy düğün/
    İnsan gelmek kolay da, zor olan insan kalmak /

    2010/ Kırşehir
    Zübeyde Gökbulut

  3. ibrahim diyor ki:

    bu devlet dinini kaybettiği için bu durumda.ve çıkış arıyor inşallah da bulacak.çanakkale zaferi nasıl kazanıldı dilde Allah Allah ilemi yoksa hem dilde hem kalpte la ilahe illallah ilemi.çanakkalede cephede savaş öncesi orduya imamlık yaparak cematle cuma namazı kıldıran ordu komutanları vardı şimdi öyle komutan kaldımı orduda resimlerle bu kanıtlanmıştır.benim dedemin babası da çanakaleden dönmeyenlerden. ben esnaflık yaptığım dönemler jandarma birliklerine 11 yıl boyunca erzak verdim ihaleyle ordunun içinide dışınıda çok iyi bilirim eniştem orduya mensup ve çalışıyor halen kıdemli başçavuş vardı eşi kapalı olduğu için lojmanda kalamıyordu yetmedi dışarıyada uzandılar ve emekliliğine bir kaç yıl kalmış komutana aynen söyleneni söylüyorum ya eşini boşarsın ya işinden olursun.çatışmaya arabamızla asker takviyesi yapmış insanlarız.kıskaca alınmış teröristi vurmayıp karışmayın gitsinler kayıp vermek istemiyorum diyen komutanlar var bu orduda böylemi terör bitrecek bu ülke…daha neler var neler bence sen akıl vereceğine la ilahe illallah de dinine sarıl kurtuluş ordadır sana tüm samimiyetimle söylüyorum…

  4. ibrahim diyor ki:

    bu devlet dinini kaybettiği için bu durumda.ve çıkış arıyor inşallah da bulacak.çanakkale zaferi nasıl kazanıldı dilde Allah Allah ilemi yoksa hem dilde hem kalpte la ilahe illallah ilemi.çanakkalede cephede savaş öncesi orduya imamlık yaparak cematle cuma namazı kıldıran ordu komutanları vardı şimdi öyle komutan kaldımı orduda resimlerle bu kanıtlanmıştır.benim dedemin babası da çanakaleden dönmeyenlerden. ben esnaflık yaptığım dönemler jandarma birliklerine 11 yıl boyunca erzak verdim ihaleyle ordunun içinide dışınıda çok iyi bilirim eniştem orduya mensup ve çalışıyor halen kıdemli başçavuş vardı eşi kapalı olduğu için lojmanda kalamıyordu yetmedi dışarıyada uzandılar ve emekliliğine bir kaç yıl kalmış komutana aynen söyleneni söylüyorum ya eşini boşarsın ya işinden olursun.çatışmaya arabamızla asker takviyesi yapmış insanlarız.kıskaca alınmış teröristi vurmayıp karışmayın gitsinler kayıp vermek istemiyorum diyen komutanlar var bu orduda böylemi terör bitrecek bu ülke…daha neler var neler bence sen akıl vereceğine la ilahe illallah de dinine sarıl kurtuluş ordadır sana tüm samimiyetimle söylüyorum…AZ ÖNCE UNUTTUM DEVAMINI SÖYLEMEYİ HANİ KIDEMLİ BAŞÇAVUŞ VARYA İŞTE O GÜZEL ABİM RESMİYETTE EŞİYLE BOŞANMAK ZORUNDA KALDI İŞİNE DEVAM EDEBİLMEK İÇİN VE EŞİYLE İMAM NİKAHLI YAŞIYOR ŞU ANDA

  5. Bahattin Nizam diyor ki:

    Mantıklı ol Serdar Bey, abd , hiç teknolojisi olmayan ırakta bile yenildi. Iraktan barışsever olduğu için çekilmiyor. Abd kendisine ciddi kafa tutan k.kore , iran , kuba gibi devletlere birsey yapamıyor. Abd afganistanda da yenildi ve kan kaybetmeye devam ediyor. Türkler en kötü gününde bütün dünyayı ve iç düşmanlari yenmiş bir millettir. Biz Türkleri bu kadar korkutmaya çalıstıgına gore sen bir amerkan ajanısın.

  6. Ömer Faruk diyor ki:

    Bu bir hayal ürünü denmeseydi,ben acaba rüyasını mı anlatıyor bu zat diyecek
    tim. Her şeyi tersinden görerek yapılan bu kadar hayali ihracattan maksud ol
    sa olsa bir Bahçelici kardeşimizin referandumda HAYIR deyin olsa gerek.Amma
    doğru bir bakış açısı yakalıyabilseydi,HAYIR değil,mutlaka EVET deyin olacak
    tı.Dış güçlerin Türkiye üzerinde bir takım hesapları olmuştur,vardır ve olma
    ya da devam edecektir amma,bu millet onlara geçmişte olduğu gibi bu gün de,
    gelecekte de pabuç bırakmıyacaktır.Endişeniz boşunadır siz de pek çok M.H.P.
    li gibi referandumda EVET demelisiniz ve sonunda da vijdanınız size böyle de
    dirtecektir.

  7. SerdarHan diyor ki:

    Bahaattin Bey Yazmış olduğum yazıda ABD ajanlığı suçlamasını gerektiren veya insanları korkutmaya yönelik hiç bir yer yoktur. Ben türkler dünyayı yenmez yenemez demiyorum sadece yazdım bir şeyler beğenmeyebilirsiniz katılmayabilirsiniz, ama Amerikan Ajanı demeniz Cidden yanlış. Ben Ülkemi bu ülkeyi seviyorum diyen bir çok insandan kat be kat fazla seviyorum, ülkem için gece gündüz çalışıyorum..

  8. SerdarHan diyor ki:

    Öncelikle Ben bu yazıyı referandum ile hiç alakasız bir zamanda 31 Mayıs Günü Yazmışım aradan aylar geçmiş. Ben köken olarak MHP Çizgisinde olan bir insan değilim hiç bir zamanda olmadım. Ama ülkemi ve milletimi seviyorum…..

  9. asım aydın diyor ki:

    fazla film seyretme..:)…

  10. Fetihe Esma diyor ki:

    ondokuzdan sohbetlerde” gerçekleşen teoriler var.Herkes teori üretir.Gerçekleşirse inandırıcı olur.ONDOKUZDAN SOHBETLERİ TIKLAYIN.SORU VE CEVAPLARI SONUNA KADAR”TAKİP EDİN. GELECEĞİNİZİ SİZ SEÇİN…GELECEK ELLERİNİZİN İÇİNDE.ONU SİZLER BELİRLEYECEKSİNİZ..

  11. süleyman diyor ki:

    Serdar bey komplo teorinizin modası geçti.Millet son sürat çalışıyor.üç tane çapulcunun 3 beş eylemiyle bu millet birbirine girecek kadar eğitimsiz değil.o kadarda değil.inanı inanmyanı sağcısı solcusu zengini fakiri yeri geldimi sağduyulu olmayaı bilirler 1000 yıldır uğraşıyorlar bu coğrafyadan bu milleti atmayı arablarla aramıza nifak soktular tutmadı mezzeplerle denediler tutmadı,sağ sol dediler tutmadı.Abd ve israil bu bölgede at oynatıyorsa sebebi türkiyedeki fitnedir.Bu fitnenin sebebide onlardır.Ama artık fitneleri kalmadı son fitne sokma operasyonundalar oda tutmayacak .türkiyedeki fitneye takılmayın dışarıdan türkiyenin hangi güçte olduğu iyi biliniyor.

  12. Asım diyor ki:

    Siz Erbakan düşmanlığı yapmaya devam edin, çözümü bulursunuz belki…

  13. Murat diyor ki:

    bizim masallarımızda Pamuk Prenses ölür, Kırmızı Başlıklı Kız ı kurt kapar, Heidi ye kamyon çarpar, kaos her zaman için en iyi silah olmuştur bazı kesimler için, çünkü asıl kaos Türkiye de ki kaos bittiğinde başlayacaktır..

  14. SerdarHan diyor ki:

    Merhaba Asım bey. Yorumlar içinde bir kaç tanesinde benle alakasız yorumlar var. Bunlardan biride Sizin yaptığınız. Ben burada olası bir durumu kurgusal olarak işledim. Bugüne kadar Türk Siyası Yaşamında benim en çok sevdiğim değer verdiğim Liderlerin Başında Erbakan Hoca Gelmektedir. Çocukluğum, gençliğim onun mitinglerinde toplantılarında geçti. Milli Gençlik Vakfında Çok güzel günlerim geçmiştir benim. Kimisi Ülkücü olduğumu ima etmiş burada kimisi mailime ağır İthamlarla dolu mailler atmış. Ben ülkemi seviyorum, vatanımı seviyorum..

  15. İbrahim Şirin diyor ki:

    TÜM YALANLARA HAYIR-Banu AVAR

    Bu millet uzun zamandır yalanlarla boğuşuyor. Her gelen bir başka yalanla geliyor, yalanı yalan çamuruyla yuğup yıkıyor. Gerçekler her suda daha da kararıyor…
    Ekranlarda danışıklı döğüşen hanımlar beyler, karşılarına oturtuyor siyasileri, seçme yalanlara çanak tutuyor…
    Yeni bir stil deniyor ekrandaki sunucu. AKP’li yetkiliye en ’doğru’ soruları ‚en komik’ şekilde yönlendiriyor… Acaba Vamık Volkan’dan mı tavsiye alıyor?Böylece DOĞRULAR ’dehset abartılı iddialar’ olarak kulaklara değiyor…
    ’Söyleyin sayın bakan, AKP , Amerika’dan mı emir alıyor?’ (Gözlerinde ben ne zekiyim pırıltısı.)
    ’AKP PKK ile mi görüşüyor?’ (sesinde sorarım işte bu soruları tınısı)
    ’AKP ne var ne yok yabancılara satıyor diyorlar…’( omuzlarıyla haltetmişler havası…)
    ’Bitaraf olan bertaraf olur mu? Benden olmayan yok mu olur deniyor?’ (valla tüm ’ulusalcı’soruları sorduk işte! afrası…)

    Sayın Bakan yanıtlıyor.. ’Külliyen Yalan. Bunlar korku yayarak koltuk sahibi olmak isteyenlerin uydurmaları. Kendileri Amerika ile işbirliği yapmadılar mı! O zaman oradan emir mi almış oldular! Onların kastettiği tarzda bir ilişki yok! PKK ile önceki hükümetler de ilişki kurmadı mı! Kim demiş haraç mezat sattık diye!Yabancıya satış bizim hükümetten önce de olmadı mı!’
    Doğrular doğru olmayanlarla içiçe…Psikolojik terör bu işte!
    Evet bu gidişin bir başı vardı..Ve bu AKP’den önceydi. Gelen her hükümet Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yokuştan aşağıya yuvarlanmasına katkı verdi. Ve en son aşama AKP ile geldi. Artık bu ’gidişin’ sonundayız.
    Ve bu aşamada Türk halkının ’yalan kaldırma’ istiab haddi doldu. Artık ‚TÜM YALANLARA HAYIR!’ aşamasında… Ve bu milletin büyük çoğunluğu, bu aşamaya geldiğinin farkında!

    Sayın bakan ekranda cevaplıyor:
    ’Kimi yoketmişiz bugüne kadar. Demokrasilerde herkes istediğini söyler!’
    Sayın bakan, ben ve binlerce basın mensubu, ’istediğimizi’ değil, gerçekleri bile dile getiremedik. Sizinle aynı düşünmediğimiz için MÜEBBET İŞSİZLİĞE mahkum edildik!

    Bizler şanslı olanlardık, bu meslekte gerçekleri dile getirenler, hayatlarını kaybettiler , esir evlerine gönderildiler, ya da en hafifinden suskunluğa gömüldüler.
    Yani sayın bakan, ve danısıklı döğüşen meslekdaşım,
    ’DEMOKRASİLERDE İNSANLAR İSTEDİĞİNİ SÖYLEYEMEZLER!’
    ’Demokrasi’den anladığınız, sadece sizin gibi düşünenlerin olduğu bir sistemse, o ayrı!
    O zaman doğaldır, muhalif olanlar ’bertaraf’ edilecekler.
    Nerde muhalif televizyonların yöneticileri.? Acaba, Mustafa Özbek 70 küsur yaşında zindanda çürümek için hangi cürmü işledi?
    Cevaplayalım: ’Gerçekleri söyledi!’
    Ya Doğu Perinçek? O da sisteminize muhalifti…
    Tuncay Özkan ve Mehmet Haberal muhalif yayın yapmak suçlusu değil mi?
    Mustafa Balbay ‚istediğini yazıp söylemek’ dışında nasıl bir cürüm işledi? Ya Emcet Olcaytu?
    Genç meslekdaşım, Ufuk Akkaya 9 kasım 2009’dan 1 Eylül 2010’a kadar hangi gerekçeyle Silivrideydi? Söyleyelim: Gerçeklerden sözetti! Deniz Yıldırım’ın çilesiyse hala bitmedi…
    Bu basın mensuplarının tek suçları düşündüklerini ve gerçekleri söylemekti!

    Kraliyet Basını!

    Onlar, özel kanalların özel stüdyolarında pek özel giysileri, afraları, tafraları, işten atıverdikleri ve alıverdikleri TEBAA basın mensuplarının KRALLARI olarak dolaşanlardan olmayı seçmemişlerdi. Onlar, düşündüklerini araştırma sonuçlarını halktan gizlememişlerdi.
    Onlar çanak sorularla iktidar karşısına geçmemişlerdi. Onlar istedikleri gibi, çağın gerektirdiği gibi gazetecilik yapmaya yemin etmişlerdi. Ortaçağ karanlığında da olsalar 21. yüzyıl aydınlığını beyinlerinde taşımanın cezasını çekeceklerdi!
    Ben onların meslekdaşı olmaktan gurur duyuyorum. Diğerlerinden de HİCAP!

    Madem sayın bakan ’Demokrasilerde herkes istediğini söyler’ diyor, o zaman bunu söylediği gecenin sabahında Abdullah Öcalan ve hempaları kadar ifade özgürlüğü hakkımı kullanmak istiyorum.

    ’kolay politikacılar’

    ’Komik elbiseli sorular’a CİDDİ sorular ekliyorum.
    İktidarın 8 yıldır yakınen görüştüğü ‚danışmanların çoğu Amerikan istihbarat servisleri ile irtibatlı değil mi? Bunlar, Wolfowitz’den Graham Fuller’e, Paul Henze’den Henri Barkey’e, David Philips’den, Kemal Derviş’e ve Vamık Volkan’a ve tüm ABD AB büyükelçilerine kadar geniş bir yelpazede Türkiye’ye her konuda yol haritası çizmediler mi?
    ABD’nin 2003’de AKP’ye imzalattığı, 2 sayfa 9 maddelik anlaşma maddeleri neden halktan gizlendi?
    YANİ ABD ile bu iktidar arasındaki ultra bir ilişki! Emri veren alan kim, o okuyucunun işi!
    Şu meşhur ’eşbaşkanlığa’ da ayrıca değinmeli!
    İngiltere eski Başbakanı ve küresel memurlardan biri olan Tony Blair, anılarında Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül için “karşılaştığım en kolay Türk politikacılarıydı” demiyor mu?
    ‘Kıbrıs konusunda da “makul” olduklarını’ belirtmiyor mu?
    Acaba Kıbrıs için ne sözler verildi?
    Ermenistan sınırı konusundaki ısrar ve Patrikhane’nin ekümenik kabulü konusundaki emirler neyin hazırlığıydı? Bunların perde arkası neden halkla paylaşılmadı?
    ’Kolay politikacılar’ Batı ile ne gibi anlaşmalara Türk halkından habersiz imzalar attı?

    ABD ile Güneydoğu Anadolu madenleri , petrolü ve suyu konusunda ne gibi anlaşmalar yapıldı?
    Özelleştirmelerle bu ülkenin hangi değerleri küresel sermayeye pul parasına verildi?
    AKPnin hazırladığı ‘NEDEN ‘EVET’ broşürü bu soruya yanıt veriyor !
    ‘KAMU YARARI GİBİ SUBJEKTİF BİR KAVRAMLA, BİRÇOK ÖZELLEŞTİRME KARARI İPTAL EDİLMİŞ, BÖYLECE KÜRESEL SERMAYENİN TÜRKİYE’DE YATIRIM YAPMASI İLE İLGİLİ BİRÇOK ZORLUK ÇIKARILMIŞTIR.’Demekki EVET ile, ‘kamu yararı’ tarihe gömülüp, özellestirme kararları önünden Danıştay engeli kaldırılacak , ve küresel sermaye ‘yatırım’ adı altında Türkiye’nin tüm servetine el koyabilecek!
    Sayın bakan ‘Daha öncekiler de yaptı!’ diyerek suçlamalara cevap veriyor. ‘Onlar yaptı biz niye yapmayalım’, diyerek iktidarı savunuyor.
    Evet! Küresel sermaye daha önceki tüm hükümetleri kıskaca almıştı. Uzun zamandır yapılan özelleştirmelerle Türk halkının göznuru, cumhuriyetin yoktan varettiği ve onbinlerce kişinin ekmek kapısı KİT’ler yok pahasına uluslararası şirketlere gitti. Hepsinden hesap soruyoruz. Hepsinden şikayetçiyiz. Ama siz, iktidar sahipleri, onlardan fazlasını becerdiniz !

    Yabancıların çıkardığı madenden alınacak devlet payını % 2′ye düşürdünüz.
    350 yabancı maden firmasına bu toprakların dörtte birini satmaya kalktınız..
    İsrail devletini kurduran Rothschild ailesi ile ortak oldunuz.
    Ülkede tüm maden faaliyetlerini yabancıların denetimine verme kararındasınız. (bkz Selim Kotil)
    Yabancı ortaklı yakınlarınıza limanları, fabrikaları, maden sahalarını hidroelektrik santrallerini, bakır ve krom dağlarını hediye ettiniz. Kit arazilerini dönüm dönüm verdiniz.
    Ve halkı referanduma dayadınız. Küresel efendilerin topraklarımıza el koyması, SEVR’in öcünü alması için, ve bölünmüş bir Türkiye için onay istiyorsunuz.
    Tüm AB ve ABDnin Türkiye memurları da sizinle beraber ‘EVET’ diyor. Küresel sermaye, ağzından köpükler saçarak ‘EVETT’i destekliyor.

    Ve federasyon soruları

    Batının dayattığı bu referandumun sonunda bir federasyon mu amaçlanıyor.
    Özerk Güneydoğu referanduma EVET ile mi mümkün olacak?
    M:A Güller’in yazdığı gibi, bu referandumdan İstanbul ve Diyarbakır merkezli bir konfederasyon mu doğacak?
    Böylece, Büyük Ortadoğu Projesi eşbaşkanı Diyarbakır’ı bölgede merkez yaparak görevini ifa etmiş mi olacak!

    Bölgesel Kalkınma ajansları bu sonun ilk adımları mıydı?
    Başbakan, NATO askerlerine, Ahmet Türk BM askerlerine hangi mutabakat sonucu davetiye çıkardı!?
    Irak’dan çekilen ABD askerlerine açılan bir yol var mı? Acaba ABD silahları bölgede kalacak mı? Türk halkı, yeni genel kurmay başkanı ve hükümetin ABD genel kurmay başkanı ile ne konuştuğunun detaylarına vakıf olacak mı?

    Sayın bakan ’Statükoyu delmek ve demokrasi getirmek için EVET şart! ‚diyor.
    Eğer buysa statükoyu delmek, küresel şirketlere ’geçit’ vermekse; demokrasiden anladığınız, ’HAYIR’ diyenleri dövmek içeri tıkmak, susturmak, öldürmekse, kendi topraklarımızda, küresel baronların marabası olarak yaşamaya mahkum edilmekse demokrasiniz, biz YOKUZ!
    Kör topal da olsa HALA bir cumhuriyete sahip olduğumuz 2010’da, bu bereketli vatanı tamamen kaybetmemek için, ABD projelerine ram olmamak için, işçisi köylüsü çiftçisi esnafı öğretmeni öğrencisi, onurlu gazetecisi, siyasetçisi HEP BİRLİKTE DİRENECEĞİZ!
    Sonra bir sonraki aşama için elele vereceğiz!

  16. Muzaffer Alev diyor ki:

    Avrupaya ve yurtdisina gonderilen 5 milyon insanimizi ve cocuklarini mahvettiler. Tamamen dinden cikarilma gunleri yaklasti. Bizleri Uygur kardeslerimizin yanina gonderecekler ama Cin (China) kabul etmiyebilir!
    Muzaffer Alev Kopenhag http://www.esir.webbyen.dk

  17. emir diyor ki:

    Kim ne zaman ne yapar belli olmaz.Bu sebeptendir ki LİDER olmak,LİDERLİK yapmak her baba yiğidin harcı olmuyor.Öyle bir grup yeteştirdiki BAŞBUĞ,içinde her türden insanlar var ve bunlar zaman zaman icratın içine giriyorlar.Ülkücü gelenekte ESKİLİK zaman zaman ortaya çıkar ve pirim yapar.Ülkücü adıyla kim olursa olsun pirim yapar.Birde eskirse.Bit pazarına nur yağmaz ama pazarlamaya yağar.ÜLKÜCÜ esas olandır.Ülkücüden geçinen çakal,sırtlarve tilkiler vardır.Ülkücü geçinen düşük kıratta yaratıklar vardır.Kullanıcılar zamanı gelince alırlar onları kullanırlar ve bir kenara atıverirler.Boynunda da bir yafta vardır.ESKİ ÜLKÜCÜ.İhanet ediliyor beyler ihanet.kime mi TÜRK milletine.Birileri atı alıyor üsküdarı geçiyor.bizim adımıza da birileri kukla oynatır gibi oynatıyor.EVDEN KAÇAN KIZ;EVDEN KAÇMIYŞTIR BİR KERE:
    taş yerinde ağırdır.Bir gün gelecek sizi oradanda atacaklar.Çizginiz düz omurganız dik.ruhunuz açık olsun.ÜLKÜCÜLER.Ülkücü insan kullanmayı bilmediği gibi kullanılmaz da.ülkücü edep adap timsalidir.Ülkücü evinin ülkesinin tek sahibidir.Değil kemik peşinde koşmak,koca bir sığırın bile peşinde koşmaz.Haramı helalı bilir.Hakkı olmayan bir nesneyi görmez .bakmaz ki onu çar çur etsin.
    haydi adam gibi adamlığa ,ülkücülüğü tekrar dönelim.

  18. emir diyor ki:

    MHP’li Bölükbaşı’dan şok sözler
    01 Eylül 2010 Çarşamba 20:51
    İmralı Canisi ile görüşme amacının ‘istihbarat’ olmadığını söyleyen MHP’li
    Bölükbaşı, ‘Ayrıntıları açıklayın’ çağrısı yaptı. Bölükbaşı, Egemen Bağış
    hakkında da çok ilginç bir bilgi verdi.
    İLGİLİ HABERLER
    Çatışma ortamına sürükleniyoruz
    BBP’den MHP’ye eleştiri
    Millet yardımsız yaşayamıyor
    MHP’den ülkücü şehitler heykeli
    Yine “kalpazan” dedi
    Referandum tahminini açıkladı
    MHP’li Deniz Bölükbaşı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı sert bir üslupla
    eleştirdi. AKP ile PKK’nın işbirliği yaptığını iddia eden Bölükbaşı,
    devletin, Öcalan ile ‘istihbarat almak için’ değil, ‘referandum
    pazarlığı’ yapmak için görüştüğünü savundu.
    Erdoğan’a ‘görüşmenin ayrıntısını açıkla’ çağrısı yapan Bölükbaşı, eğer
    Başbakan’dan açıklama gelmezse, MHP’nin belgelerle bu görüşmeyi su yüzüne
    çıkaracağı tehdidinde bulundu.
    ÖCALAN İLE REFERANDUM PAZARLIĞI YAPILDI

    Tv8 Ankara Temsilcisi Erkan Tan’ın sunduğu, Erkan Tan ile Başkent’ten
    programına konuk olan MHP Genel Başkan Yardımcısı Bölükbaşı, Başbakan’ın
    referandumda evet oyu için pazarlık yapmak amacıyla gitmesinin vahim bir
    durum olduğunun altını şu sözlerle çizdi:
    “Biz Başbakan’a takaya binip de sen bizzat gidip terörist başı ile kahve
    içtin demiyoruz ama İmralı canisiyle tam 4 kez, 6 maddeden oluşan,
    referandum konulu görüşme yapıldı. Bu görüşmelerin içeriği, amacı ve
    zamanlaması çok önemli. Referandum konusunda pazarlık yapmak için
    görüşülmüştür. İstihbarat almak için değil. Başbakan açıklamazsa Genel
    Başkanımız Bahçeli ayrıntısıyla bu görüşmeleri ve içeriğini açıklayacak!”
    SAHTE BAŞMÜZAKERECİ EGEMEN BAĞIŞ
    Bölükbaşı ayrıca, Egemen Bağış’ın ‘PKK, CHP, MHP koalisyonu beni
    ürkütüyor’ sözlerine de sert yanıt verdi:
    “Egemen Bağış, ‘Sayın Bahçeli ve MHP’liler için kafatasçılar, manyetolu
    telefon döneminden kalmışlar’ dedi. 57. Hükümet döneminde Devlet Bahçeli
    Başbakan Yardımcısı, kendisi de Türk- Amerikan Derneği Başkanı’ydı. Sayın
    Bahçeli’nin kapısından ayrılmazdı. Düzdüğü methiyeleri hepimiz biliyoruz.
    Siyaset insanı değiştiriyor. Sanal ve sahte AB Müzakere sürecinde, sanal ve
    sahte Baş Müzakerecidir.”

    BAŞBAKAN, ÖCALAN’A VADELİ ÇEK VERDİ
    Başbakan’ın Öcalan’a referandum için vadeli çek verdiğini belirten Bağış,
    sözlerini şöyle sürdürdü;

    “İmralı canisi, kendisiyle Devlet statüsü ile görüşüldüğünü söyledi. ‘Halkım
    son haftaya kadar beklesin’ dedi. ‘AKP ve Başbakan bizi oyalıyor mu, buna
    bir bakalım’ dedi. AKP’yi samimi görürlerse halkı tabi ki evet diyecek.
    Başbakan ona vadeli çek veriyor. Bu referandumda ‘evet’ deyin, ikinci
    Anayasa değişikliğinde taleplerinizi gerçekleştirelim diyor”

    NE OLDU DA ÜLKÜCÜLER KARDEŞLERİN OLDU?
    Başbakan Erdoğan’ın ülkücü kardeşlerim şeklinde seslenmesini eleştiren
    Bölükbaşı, “Hani kafatasçıydık. Kandan besleniyorduk. Mafya bozuntularıydık.
    Nasıl şimdi ülkücü kardeşlerin oldu? Ne oldu da muhabbet değişti? Mustafa
    Pehlivanoğlu’nun mektubunu okurken sahte gözyaşları acaba Başbakan ülkücü
    müydü, bastırılmış duyguları çıktı ortaya dedirtti” dedi.

  19. süleyman kork diyor ki:

    Bıraz zındıklara çatayım gelir. Alayım elime okıle yayı. Cüceler cücesi delıkten gelir.Gözünden vurmaklazım turnayı.Babamin dedesi kahramanıdı.Yedısefer harbe gönüllü girdi.Nice moskofları yerlereserdı.Fisebibillah yapmiş gazayi. Bende bu milletin bir evladiyim.Düşmana çatmaya elbethakliyim. Kanuna aykırı bende bağliyim.Iyı okumüşüm anayasayı.Nereden türedi bu rezıl edep.Çekbakalim birazdaha yukariçek.Bilmem ki nevar başka görünecek.Kimdef edecektir bu pis belayı.Unutturdular gençliğe namaz selayı.Saygi ve sevgilerimle MEVLAM YAR VE YARDİMCİMİZ OLSUN INŞALLAH .Süleyman KORK (RİZE/ÇAYELI)

Sende Yorum Yaz

Facebook Grubumuza Katılın!